Page 318 - PENDIK
P. 318
318
pışından sonra, bu şaraptan gizli gizli içişlerimden beri, şarabın meyve aro- malısını çok seviyorum; şarapsız, meyvesiz ve sevgisiz yaşayamam. Allah’ın şarap konusundaki hükümlerini bir türlü anlayamıyor, Allah’ı bize ulaştırı- lan kitaplardan değil, yarattıklarından tanımaya, öğrenmeye çalışıyorum.
Sevginin mi mutluluğu, mutluluğun mu sevgiyi yarattığını çözemedim. Üvey annem tarafından sevgiye hasret bırakılarak, bir kürek mahkûmu benzeri, sevgisizliğin soğuk ve karanlık sularında kürek çekerek kırbaç- landığım günlerde Allah’la konuşuyordum, baktım ki pek oralı olmuyor, onunla konuşmayı kestim. Annemin beni doğurup attığını söyleyen üvey annemin savına karşılık, Allah’ın da yarattığı kullarını elinin tersiyle bir ke- nara ittiğine karar vermiştim. Doğrusu dünyanın adaletsiz ve kanlı tarihine bakacak olursak, kulları pek de umurunda değilmiş gibi davranıyordu. An- neme kızmak yerine Allah’a kızmak bence daha mantıklıydı. Bazen mutfak- ta bulaşık yıkarken suyla dertleşerek, bazen cila yaparken parkelerle sevişe- rek, bazen denizle arkadaşlık ederek, bazen de özgürce dolaşan bulutlarla birlikte gezinerek onlarla konuşuyor, yaşantıma dair çektiğim fotoğrafları hafızamda arşivleyerek başka bir kolleksiyonerliğe yürüyordum. Onun ya- nında mutsuzluk içindeyken kendimi sevmeye devam edebilmem zordu, kendimden nefret etmem için her şeyi yapıyordu. Ona ‘baş vergisi’ verme- den yanında yaşamamın imkânsızlığını öyle güzel ima ederdi ki, en aptal çocuk bile yediği yemeğin boş yere verilmediğini eninde sonunda anlardı. Üvey annemin evinde çocukluğum ve genç kızlığım, ona hizmetçilik etme- min dışında, kullandığı dikiş makinesinin iğnesinin kumaşı delip geçme- lerini seyretmekle geçti. Şimdi yazdıklarımda en az o dikiş kadar doğru ve düzgünüm, acı vermem bundandır. İhsas etmek sanatında üstüne kimseyi tanımamıştım. Argoda kafaya neden ‘saksı’ dendiğini benden iyi hiç kimse anlayamaz. Çocukluğumdan beri tüm servetimi saksıların içine gizledim. Beni anlattıklarım konusunda yalan makinesine değil bir kalp aletine bağ- layınız.Yokmukalpalfabesiniokuyanbirkardiyograf?Ah!Benimkristal şekerlikler içinde duran yaldızlı duygularım ve başkalarının beni çıplak bı- rakmasına alıştığım için kendi kendime soyunmayı tercih edişlerim... Üvey annemin ‘kendim’ dediğim öz varlığımı yıllar içinde unufak edişi...
Şarap, hayattır; üstün şartlar altında olgunlaşıp ağırlaştığında bilgeleşir; sizi yükseltmesi, kattığı duygu, düşünce ve dokunuş, bu bilgeliğin verdiği olgunlukla eşdeğerdir; eğer sizi iki yanağınızdan tokatlar gibi çarpmışsa,

